SÜRDÜRÜLEBİLİR TİCARET; İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE VERMİKÜLTÜR SİSTEM İLE ORGANİK GÜBRE ELDE EDİLMESİ

SÜRDÜRÜLEBİLİR TİCARET; İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE
VERMİKÜLTÜR SİSTEM İLE ORGANİK GÜBRE ELDE EDİLMESİ

Hamit VANLI[1] ve Selen BEDÜK2

1 Yrd. Doç., T.C Maltepe Üniversitesi, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi
hamitvanlı@maltepe.edu.tr

2 Okutman, T.C Maltepe Üniversitesi, Yabancı Diller Yüksekokulu
selenbeduk@maltepe.edu.tr

ÖZET: Günümüzde ‘Sürdürülebilir Ticaret’ ve ‘İklim Değişikliği’ terminolojileri tüm dün­yada birbirinden ayrı düşünülemez. Bu iki olgunun uyumunu sağlamak için gerçek işbirliğine gereken ortamlar hazırlanmaktadır. Muhtemel ticaret ve çevre anlaşmazlık­larını ortadan kaldırabilmek için ülkelerarası ortak adımlar atılması üzerine çalışmalar yapılmaktadır. Ticaretin birçok alanda iklim değişikliği ilmi ile çalıştığı ortak noktalar olduğunu biliyoruz. Dünya devletleri farklı politikalar izleyerek bu konuda önlemler al­maya çalışmaktadır. Alınan önlemlerin uluslararası ticaret ve sürdürülebilir çevre üze­rinde inanılmaz etkisi bulunmaktadır. Bunun doğal sonucu çevreye yönelik yapılacak en küçük bir girişim tüm dünyaya olumlu yansıyacaktır. İklim-dostu teknolojileri, ticari hayat içerisinde düşünmek fevkalade önemlidir. Sürdürülebilir ticareti, tarımda sürdü­rülebilir enerji kullanımına indirgediğimizde, Dünya Ticaret Örgütü (WTO) tarafından karbon salınımı ile mücadeleye kadar konu edildiğini görmekteyiz. Bugün alternatif tarım teknolojilerinin organik tarıma yönlendirildiğini bilmekteyiz. Bu bağlamda ‘Ver- mikültür Sisteminden’ bahsetmek, böylece tarım sektörünün ticari aktiviteler içerisin­de ne kadar önemli yere sahip olduğunu bilerek, önerebileceğimiz bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır. Sürdürülebilirlilik açısından sistem ayrıca önem kazanmakta­dır. Günümüzden 2023 yılına yönelik yaptığımız tahminlerde, insan sağlığına olumlu katkıları yanında Türkiye iç tüketimine ilaveten 300 bin USD olan organik tarım ürünü ihracatının 2.5 milyar USD olarak %19 luk artış gösterebileceği üzerinde bu alter­natif sistem, devletçe de desteklenmelidir. Tarım sektörü, küresel ısınma sürecinde en önemli unsurlardan biridir. ‘Vermicompost Sistemi’ ile çay ve diğer bitki atıklarını kullanarak organik gübre üretimi sayesinde toprağın humusce zenginleştirilmesi, ya­pısının iyileştirilmesi, su tutma kapasitesinin artırılması, sera gazı etkisinin azaltılması ve gerçek bir geri dönüşümün sağlanması açısından hayati öneme sahiptir. Türkiye, ülke olarak bu sürece girer ve gerekli edinimi sağlarsa bir taraftan tarımsal aktiviteler sonucu oluşan karbon salınımını minimize ederken diğer taraftan organik tarım kültü­rünü de geliştirecektir.

Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilir Ticaret, Çevre, Tarım,Organik Tarım ve Organik Gübre,Vermikültür Sistemi yaptırımları küresel çaba olarak algılayıp, sürdürülebilir bir çevrenin mutlak sür­dürülebilir ticaret ile bağlantılı olduğunu kabul etmek gerekmektedir. Bu durumda sürdürülebilir ticaret çevre dostu çözümlere yönelmeli ve iklim değişikliğinden en çok etkileneceği düşünülen tarım sektörü ile de bağlantı kurulması gerekmekte­dir. Bu bildiride, ticaret, iklim değişikliği ve tarım arasında varolan sürdürülebilir­lik politikisanı geliştirmek amaçlanmıştır. Geliştirilmesi amaçlanan genel bir politi­ka ile çevreye sağlanacak herhangi bir faydanın tüm dünyaya fayda sağlayacağı öngörülmektedir.

  1. SÜRDÜRÜLEBİLİR TİCARET

2.1.    Sürdürülebilir Ticaretin Başlıca Özellikleri

Sürdürülebilir ticaretin başlıca özelliklerini 4 başlıkta toplayabiliriz.

  1. Ekonomik değer sağlamak
  2. Eşitsizlik ve fakirlikle mücadele
  3. Yenilenebilir kaynakları öne çıkarmak
  4. Açık, şeffaf ve hesap verebilir bir yöntem uygulaması

Son dönemde, ticaretin çevresel çıktıları belirlemedeki rolü üzerine tartışılmıştır. Bu da ticaret ve çevre kalitesi ile ilgili tartışmalara sebep olmuş­tur. Dünya Bankası yayınlarına göre ulusal veya uluslararası ticari anlaşma­larda ülkelerin çevre politikaları önemli yer tutmaktadır. Buna paralel olarak Dünya Ticaret Örgütü görüşmeleri daha temiz ticaret teknolojilerinin uygulan­ması amacını gütmektedir. 2009 yılı UNEP, WTO raporunda belirtilen geniş hedefler gelecekteki refah düzeylerinin geliştirilmesi ve küresel ticaret ve ik­lim yaptırımları tarafından hedeflenmektedir.Yıllar içerisinde gelinen noktada Kyoto Protokolü, ekonomik büyüme ve çevre koruma arasındaki çekişmeyi göstermiş ve üretim, ticaret ve yatırımları daha temiz teknoloji seçeneklerine yöneltecek enerji politikalarının zorunluluğu üzerinde durulmuştur. Küresel emisyon hedefleri ile küresel ticaret politikalarının beraber göz önünde bulun­durulması her zaman için mantıklı olacaktır.

Tablo 1. Enerji Kullanımı Kaynaklı CO2 Salınımı, 2002-2030

Kaynak: IEA Database 2006

CO2 salınımının sabitlenmesi yeni teknolojilerin geliştirilmesiyle daha fazla mümkün olabilmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde, çevre-dostu tekno­lojilere sahip olmak düşük karbon düzeyini sağlamayı mümkün kılmaktadır. Böylelikle, daha fazla ülke tarafından çevre-dostu politikaların benimsenmesi ekonomik ve ticari düzenlemelerde dikkat çekmektedir. Yakın bir gelecekte, gelişmekte olan ülkelerin de rol alacağı bu arenada, iklim ve kalkınma politika­larının ortak hedeflerini başarabilmesi için birlikte çalışmak mantıklı olan tek hükümdür.

2.2.    Sürdürülebilir Ticaret ve Tarım Sektörü

İklim değişikliğinden en çok etkilenmeye açık ticari sektör tarım oldu­ğundan sıcaklık değerlerlerindeki 10C – 30C lık yükseliş, uluslararası ticareti de olumsuz etkileyecektir. Bölgelere göre susuzluk, su kalitesinde düşüklük, verimsiz hasat hatta yağmur oranında azalmalar beklenmektedir. Hatta liman­ların, binaların, yolların, tren hatlarının, havayolları ve köprülerin iklim değişik­liği sonucu oluşabilecek doğal afetlerden etkilenmesi beklenmektedir. Örne­ğin; Dünya Bankası ‘Uluslararası Ticaret ve İklim Değişikliği’(2008) raporuna göre, Kutuplardaki erimeden dolayı denizyolu ulaşım yollarının değişebileceği bile öngörülmektedir. İklim değişikliğinin uluslararası ticaretin dinamikleri olan tedarik, ulaşım ve dağıtım zincirine de etkisi olacağı tartışılıyor. Kyoto, Mont­real ve Doha görüşmeleri bu bağlamda ticari aktiviteler ile çevresel rejimler arasındaki ilişkiyi güçlendirmeyi amaçlamıştır. Bu durumda iklim-dostu veya çevre-dostu diyebileceğimiz teknolojilerin benimsenmesi kaçınılmaz olmuş­tur.

İklim-dostu teknolojilere bakıldığında tarımda sürdürülebilir enerji üretimi anlamında endüstriyel tarım uygulamaları yerine alternatif yeşil uygu­lamalar geliştirilmiş ve özellikle organik tarıma yönelim artmıştır. Bu anlamda sürdürülebilir organik tarım sistemlerinin geliştirilmesi iklim değişikliğine al­ternatif çözümler getirmektedir. Organik tarımın sürdürülebilirliliğin en önemli paydaşlardan biri olduğunu belirtmemiz gerekmektedir.

Organik tarımın temelinde toprak olduğundan geliştirilmiş gübre yö­netimlerinin oluşturulması, metan gazı ve azot seviyelerini azaltmayı amaçla­yan teknolojilerin geliştirilmesi ve yeni enerji kaynakları bularak fosil yakıt kul­lanımından vazgeçmek hedeflenmektedir. Organik atıkların kompostlanması, atık-su temizleme işlemi, geri dönüşüm teknikleri tüm bu atıkların kazanca döndürülme çabasıdır.

  1. DUNYA VE TÜRKİYE’DE ORGANİK TARIM
Tablo 2.Tarım Üreticilerini Destek Yüksek Gelirli Ülkelere Göre, Ülke Başına,1986-2003

Dünya ülkelerine bakıldığında tarımsal koruma seviyelerinin OECD ülkelerinde yüksek olduğu görülmektedir (Tablo 2.1). Tarımsal aktivitelere ve­rilen destek %3o’a kadar yükselirken, gelişmekte olan ülkelerde bu rakam %3’lerdedir.

Sürdürülebilir tarım 3 genel kriteri ihtiva eder: (Pesek,1994)

  1. Çevresel kalite ve ekolojik uyumluluk
  2. Bitki ve hayvan üretkenliği
  3. Sosyo-ekonomik geçerlilik

Sürdürülebilir tarım fikri konvansiyonel yaklaşıma alternatif olarak öne çıkmıştır. FAO’ya göre sürdürülebilir tarım ‘ değişen insan ihtiyaçlarını karşılarken çevre kalitesini geliştiren ve doğal kaynaklarımızı koruyan başarılı tarım sistemidir’. Organik tarım bu durumda sürdürülebilir tarımın ortak adı­dır. Organik tarıma bakıldığında karşımıza organik çiftçilik ve organik gübre olguları çıkmaktadır. Bunlar birbirinden ayrı düşünülemezler. Organik tarım tüm çevre-dostu teknolojilerini ve uygulamalarını kapsamaktadır. Avusturya ve Arjantin organik tarıma büyük oranda yer vermesine rağmen Avrupa ülke­lerindeki organik tarım hacmi daha yüksek olmaktadır.

Tablo 3. Avrupa’da Organik Tarım Oranları

Organik tarım uygulamaları yasalar, tüzükler ve sertifikasyonlarla kontrollü yapılmalıdır. Bu şekilde kimyasal tarımın zararlarını ortadan kaldı­rabilmek mümkün olacaktır. Öte yandan Sera gazı salınımlarına bakıldığında N2O’nun %60’ı CH4(metan)%40’ı endüstriyel tarım aktivitelerine bağlı olarak oluşmaktadır. Bu tablo dikkate alındığında sadece organik tarım değil organik gübrenin esas paydaş olarak yer alması gerektiğinin en önemli göstergesidir.

Tablo 4. Sektörlere göre Yıllık Sera Gazları Salınım

Dünyada organik tarım, birçok ülkenin standartlarını ve uygulamala­rını geliştirdikçe artacaktır. Hindistan, Amerika ve Avrupa’da ‘Ulusal Organik Programlar’ geliştirmiş ve ardından Japonya, Kanada ve Avustralya gibi ül­kelerin de organik tarım düzenlemelerine geçmelerine sebep olmuştur. Çin, Tayland, Türkiye, Meksika, Güney Kore ve Filipinler sertifikasyon acenteleri kurmuştur. Organik tarımdaki tüm bu gelişmeler dünyadaki yiyecek pazarı ti­cari aktivitelerine de etki etmiştir. Organik yiyecek sektörü yıllık %20-22 arası büyüme göstermektedir. Organik tarım aktivitelerine olan talep Türkiye’de Av­rupa ülkelerine göre beklenen düzeylerde olmamasına rağmen gelişmektedir.

ihtiyacını azaltabilme özelliğiyle toprağın hem fiziksel hem biyolojik hem de kimyasal içeriklerini geliştirmektedir. Toprağı daha gözenekli ve yumuşak hale getirdiğinden toprağı işlemek oldukça kolaylaşmaktadır. Bunlara ek ola­rak Vermikültür sisteminin hem çevresel hem de ekonomik faydaları vardır. Öncelikle, Vermikültür sistemi ile sera gazı salınımı oldukça az miktardadır. Ekonomik anlamda ise %40 enerji tasarrufu sağlamaktadır. Bu sebeple Ver­mikültür sistem tam çağımıza uygun bir sitem olmaktadır.

Tüm dünyada malesef çiftiçiler uzun bir dönem kimyasal tarım ürün­lerinin kısa zaman da hasat alabilme avantıjının büyüsüne kapılmıştı ki kim­yasal tarım ürünü kullanımı sonucu toprağın özelliğini yitirdiğinin, insan sağlı­ğı açısından tehdit oluşmasının fark edilmesine kadar. Vermikültür eğilimi bu noktada devreye girmiş ve iş solucanlara bırakılmıştır. Dünyada yaklaşık 600 milyon yıllık tecrübeleri olduğu düşünülürse aslında solucanlar eşittir sürdürü­lebilirlik demek işten bile değildir.

3.2.    Vermikültür Gübrenin Özellikleri

Solucanlar, toprağın havalanmasını, toprak içerisindeki organik bi­leşenlerin ayrıştırılmasına, besleyici öğelerin çıkmasına, bitkiyi büyüten hor­monların salgılanmasına, nitrojen barındıran bakterilerin profilerasyonuna, bitkinin biyolojik dayanıklılığını arttırmaya fayda sağlamaktadır. Solucanlar büyük bir miktarda besin içerikli toprak yiyerek enzimleriyle sindirim sistem­leri içerisinde oluşturdukları granüle parçaları dışarıya bırakıyorlar. Bu işlem sonucu oluşan gübreye Solucan Gübresi diyoruz. Gübre oldukça zengin NKP (azot, fosfor ve potasyum) , mikro besinler ve faydalı toprak mikroplarından oluşmaktadır (Bhadwaj,1985).

Resim 1. Solucan – Eisinia fetida


Bu durumda, solucanların ve vermikültür sisteminin sürdürülebilir bir döngü için şart olduğunu savunabiliriz. Solucan gübresi ile kimyasal gübre ihtiyacı tamamen ortadan kaldırılmıştır. Organik solucan gübresi ile kimyasal gübreyi kıyasladığımızda (Suhan3, 2008) şu verilerle karşılaşırız.

Tablo 7. Ana Organik ve Kimyasal Gübre Kullanım Gereksinim Maddeleri

Kimyasal & Biyolojik Toprak İçerikleri Organik Çiftiçilik

(Organik Solucan Kompost )

Kimyasal Çitçilik

(Kimyasal Gübre Kullanımı)

1. Azot 256.0 185.0
2. Fosfor 50.5 28.5
3. Potasyum 489.5 426.5
4. Azatobakteri 11.7 0.8
(1000 / gm toprak)    
5. Phospho bacteria 8.8 3.2
(100,000/kg toprak)    
6. Carbonic biomass 273 217
(mg/kg toprak)    

Kaynak: Suhane, 2007.

 

 

Tablo 8. NPK Vermikültür Değerleri ile Konvensiyonal Sığır Dışkısı

Gübresi Kıyaslaması

  Besinler Sığır Gübresi Vermikompost
1. N 0.4-1.0% 2.5-3.0%
2. P 0.4-0.8 % 1.8-2.9%
3. K 0.8-1.2% 1.4-2.0%
Kaynak: Argarwal,1999;Ph.D Thesis, University of Rajasthan,India.

 

 

3.3.      Çay ve Diğer Bitki atıklarından Vemikültür Sisitemi ile Organik Gübre Elde Edilmesi ve Organik Çay Üretimi

Genel olarak Vermikültür sistem ile elde edilen solucan gübresi’nin faydaları şu şekilde sıralanabilir:

  1. Organik ürün üretimi sonucu daha fazla ekonomik fayda
  2. Daha fazla ürün lezzeti
  3. Daha büyük ve sağlıklı ürün üretimi
  4. Daha az sulama
  5. Toprağın tuzlanmasını engelleme
  6. Daha az sinek ve böcek mücadelesi
  7. Daha az tohum kayıpları
  8. Kimyasal kullanımını %70 azaltma
  9. Hasılatı %20-40 arası sağlıklı biçimde arttırma
  10. Ürün kalitesi, dayanıklılık ve görünüşünü arttırma
  11. Toprağın daha sağlıklı ve verimli olmasını sağlama
  12. Kimyasal gübreden yıpranmış toprakların rehabilitasyonunu sağlama

Avrupa Birliği direktifleri doğrultusunda ‘(EC) 1774/ 2002 Katı Atık Yönetimi’ ve ‘(EC) 1069/2009 , (EU) 142-2011’ sayılı bildiriler gereğince 2020 yılına kadar tüm Avrupa ülkelerinde tüm atıkların geri dönüşümünün ve ilgili teknolojilerin geliştirilmesi açısından son tarih olarak belirlenmiştir. Bu doğ­rultuda tüm Avrupa ülkeleri organik girdileri organik gübre çıktısı olarak de­ğerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çürüyebilen her atıktan organik gübre elde etmek amaçlanmaktadır.

Vermikompost sisteminde üç girdi çok önem taşımaktadır. Sırasıyla solucanlar, organik atıklar ve su. Örneğin; Nepal’de, organik çay üretimi yapı­lırken çay bitkisinin tüm organik atıkları yine vermikompost sistemi ile gübreye dönüştürülmekte ve bu gübre organik çay üretiminde yeniden kullanılmak­tadır. Bu durumda komple yeşil bir çay üretim süreci mümkün olmaktadır. Toprak verimliliği, içerdiği besinler açısından zengin olan solucan gübresi özellikle yaprak gelişiminde %22.1-28 oranında katkıda bulunabilmektedir. Solucan gübresine ek olarak solucan sıvı gübresi de yapraklar için gerekli olan kimyasal pestisitlerin yerine geçmekte ve birçok hastalığı önleyebilmek­tedir. Bunların yanı sıra daha fazla su tutma kapasitesine bağlı olduğundan toprak nem düzeyini de dengeleyebilmektedir. Böylelikle çay üretimi alanında Vermikompost teknolojisinin sürdürülebilir çay bahçeleri yaratmada en önemli çözüm olması mümkün kılınmıştır. Bu durumda Türkiye’de Karadeniz bölgesi çay üretimi göz önünde bulundurulduğunda endüstriyel ölçekte solucan güb­resi üretimi hem sürüdülebilir Karadeniz hem de organik çay üretiminin anah­tar çözümü olacaktır.

  1. SONUÇ

İklim değişikliği ve uluslararası ticaret aktiviteleri bir birinden ayrıla­maz olduğundan ve bundan da en çok tarım sektörünün etkilendiği görüldü­ğünden, sürüdürülebilir tarım teknolojilerinin üretmek kaçınılmaz olmaktadır. Gelecekteki ticari, çevre ve sosyal hayat aktivitelerinin sürdürelebilir sistemle­re sahip olmaması neredeyse imkansız hale gelmiştir. Vermikompost sistem hem sera gazı salınımlarına hem de geri dönüşüm sürecine destek vermekte ve insan sağlığını olumlu yönde etkileyecek bir çıktı sunmaktadır. Bu gübre dünya ülkelerinde ‘Siyah Altın’ olarak adlandırılmaktadır. Türkiye’nin de bu anlamda daha fazla etkin sürdürülebilir tarım politikaları içerisine Vermikültür sistemini de mutlaka entegre etmesi gerekmektedir.Vermikültür sistemiyle ta­rımsal aktivitelere hem daha sağlıklı hem de daha da geliştirilebilir konuma sahip olacaktır. Tabi ki tüm bunlar hükümet ve üniversite işbirliği olmadan etkin bir biçimde gerçekleşemeyecektir. Organik tarıma yönelik farkındalığı arttırmak iyi düşünülmüş Vermikültür sistemi ile çok daha kolay olacaktır. Bu sisteme geçiş Türkiye’nin organik ürün üretim ve ihracatı açısından değerini arttıracaktır. Artık toprağın altına bakma zamanı gelmedi mi?

KAYNAKLAR

Bhardjaw, K.K.R ve A.C Gaur. 1985. Recycling of Organic Wastes. Pub. Of Indian Council of Agriculutral Research. New Delhi: India. 54-58

Demiryürek, K. (2004). Dünya ve Türkiye’de Organik Tarım. Ankara: H.R.Ü.Z.F. Dergisi.

Russel, E.J. 1910. The Effect of Earthworms on Soil Productiveness. J. of Agriculture Science. 3:246-57.

Singh, R.D. 1993. Harnessing the Earthworms for Sustainable Agriculture. Institute of National Organic Agriculture . Pune: India.1-16.

Suhane, Ravindra K., K. Sinha, Rajiv and K. Singh, Pancham. 2008. Vermi- compost, Cattle-dung Compost and Chemical Fertilizers: Impacts on Yield of

Wheat Crops. Communication Rajendra Agriculture University. Bihar: India.

Tags

Bir Cevap Yazın

top
%d blogcu bunu beğendi: